Gluten Gerçekten Sorun mu, Yoksa Nosebo Etkisi mi Bizi Etkiliyor?

Mervenur Murtazaoğlu

Günümüzde sosyal medyanın etkisiyle birçok bilgi sorgulanmadan kullanıcılar tarafından kabul ediliyor ve uygulanıyor. Bunun bir örneğini de gıdalar üzerinde görebiliyoruz. Bir besin maddesine karşı alerjisi veya hassasiyeti olan bireyde görülen yan etkilerin sağlıklı bireyler üzerinde de görülecek bir etki olarak algılanıyor ve sağlıklı bireyin yan etki göstereceği düşünülüyor. Tükettiğimiz gluten içerikli birçok gıda da kişilerin çevrelerinden duyduğu ve gördüğü olumsuzluklar nedeniyle yan etki gösteren besin grubuna dahil ediliyor. Ancak bu durumun besinlerin etkisi mi yoksa  bireylerin besinlere dair olumsuz etki gösterme düşüncesiyle mi görüldüğü bilinmiyor ve akla şöyle bir soru geliyor: Buğday, çavdar ve arpada bulunan bir protein olan gluteni yemeye karşı fiziksel reaksiyon gösteren kişiler tükettikleri gluten içerikli gıdanın yan etki gösterdiğini düşündüğü için nosebo etkisi yaşıyor olabilir mi?  İşte bu sorunun cevabını  merak eden bilim insanları konuyu açıklığa kavuşturmak için yaptıkları araştırmayı Kasım 2023’te [Lancet Gastroenterol Hepatol. 2024 Feb;9(2):110-123] yayınlamışlardır.

Çölyak dışı gluten hassasiyeti (NCGS) [Non-Celiac Gluten Sensitivity], çölyak hastalığına benzer reaksiyonlar gösteren, kişide gluten alım düşüncesine bağlı meydana gelen intestinal semptomlardan oluşan bir rahatsızlıktır. Bireylerde gluten hassasiyetini gösteren biyokimyasal bulgular negatif olsa bile bağırsak ve bağırsak dışı bulgular görülür. NCGS’li bireyler üzerinde yapılan çalışmada bireylerin glutene karşı tepkilerini anlayabilmek için katılımcılar tüketeceği ürün bakımından gluten içeren ve gluten içerdiği söylenen, (E+G+), gluten içermeyen ama gluten içerdiği söylenen  (E+G-), gluten içeren ama gluten içermediği söylenen  (E-G+) ve gluten içermeyen ve gluten içermediğini söylenen  (E-G-) olarak 4 gruba ayrılmıştır. Gruplara ayrılan katılımcılar hangi grupta olduklarını veya katılımcılara verilen görünüş bakımından aynı olan ekmeklerin glutenli olup olmadığını bilmemektedir. Katılımcılara verilen ekmekler sonucunda ölçümler sabah ve öğleden sonra olmak üzere incelenmiştir ve analizlerin öğleden sonra daha belirgin sonuçlar verdiği görülmüştür. Katılımcıların ekmek tüketiminden sonra; gastrointestinal (GİS) semptomları, karın rahatsızlıkları, karın ağrıları, şişkinlik, kabızlık, ishal, geğirme, tokluk, bulantı, tuvalete çıkma ihtiyacı, bulanık zihin, baş ağrısı, yorgunluk gibi pozitif ve negatif etkileri değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda E+G+ grubun tüm GİS semptomlar üzerinde ve karın rahatsızlığında, E–G+ ve E-G- göre  daha fazla etki gösterdiği tespit edilmiştir. Tokluk ve şişkinlik durumlarına bakıldığında katılımcılarda sabah önemli bir değişim gözlenmemiş ancak öğleden sonra E+G+ grubuna dahil olan katılımcılarda, E-G+ ve E–G- grubundakilerden daha fazla etki gözlemlenmiştir. Bulanık zihin ve baş ağrısı verileri değerlendirildiğinde E+G+ grupta E-G+ gruba göre daha fazla etki gözlemlenmiştir. Sigara ve alkol kullanımının yasak olduğu göz önünde bulundurularak katılımcıların sigara ve alkol alması durumunda bulanık zihin ve baş ağrısı sorunları tekrar değerlendirilmiş ancak sonuçlarda bir değişiklik olmamıştır ve her iki durumda da sonuçların sabahları daha anlamlı olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak  E- olan her iki grup arasında ve E+ olan her iki grup arasında anlamlı fark görülmemiş ve etkilerin öğleden sonra daha iyi değerlendirilebildiği anlaşılmıştır. Tüm GİS semptomları üzerinde, karın ağrısı, bağırsakları boşaltma dürtüsü ve tokluk, gluten ve gluten tüketimi sonrası  olumsuz etki gösterme de  beklentinin etkisini gösteren önemli semptomlar olduğu ancak ishal ve kabızlığın olumsuz etki beklentisi kaynaklı mı yoksa gluten kaynaklı mı oluştuğunu  göstermek için yeterli olmadığı görüldü.

Yapılan bu araştırmayla, NCGS’de görülen semptomların bir kısmının gerçekten glutenin biyolojik etkilerinden, bir kısmının ise nosebo etkisi gibi psikolojik faktörlerden kaynaklanabileceği anlaşılmıştır. glutenin fizyolojik etkileri ile bireylerin gluten tüketimine yönelik beklentileri arasında karmaşık bir etkileşim olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma sonucunda NCGS gibi karmaşık rahatsızlıkların tedavisinde, hem fizyolojik hem de psikolojik yaklaşımların dikkate alınması gerektiği söylenebilir. Böylelikle, bireylerin glutenle ilgili yanlış anlamaların önlenmesi ve bireylerin daha bilinçli kararlar almasına katkı sağlanabilir.

admin

H. deneme

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir